Çocuğunuzun doğum tarihini seçerek, yapılmış olması gereken ve yakında yapılması gereken aşıları gösterecek şekilde takvimi görebilirsiniz.

Doğum Tarihi

Aşı Takvimi*

Doğumda

1. Ayın
Sonu

2. Ayın
Sonu

4. Ayın
Sonu

6. Ayın
Sonu

12. Ay

12-15. Ay

18-24. Ay

İlköğretim 1. Sınıf

İlköğretim 8. Sınıf

Hep B


Hepatit B

1. Doz

2. Doz

3. Doz

Pekiştirme

BCG


Tüberküloz

1. Doz

Pekiştirme

DaBT-IPA-HiB (5'li aşı)


Difteri - Boğmaca - Tetanoz - Inaktif Polio - Hemofilus İnfluenza Tip B

1. Doz

2. Doz

3. Doz

Pekiştirme

Td


Yetişkin Difteri -Tetanoz

1. Doz

2. Doz

KKK


Kızamık - Kızamıkçık - Kabakulak

1. Doz

Pekiştirme

Oral Polio


Çocuk Felci

1. Doz

2. Doz

3. Doz

Rota


Rota Virüs

1. Doz

2. Doz

3. Doz

Pnömokok


Zatürre

1. Doz

2. Doz

3. Doz

Pekiştirme

* Bu aşı takvimi, bilgi verme amaçlı hazırlanmıştır. Aşıların türüne ve doktorun uygulamasına göre, zamanlamalar ve dozlar değişebilir. Aşı takibinde ana referansınız, her zaman doktorunuz olmalıdır. Bu listedeki aşılar, mutlaka yapılması gereken aşılar olmayabilir ya da doktorunuz gerekli durumlarda başka aşılar önerebilir. Hangi aşıların çocuğunuz için gerekli olduğuna doktorunuz ile görüşerek karar vermelisiniz.

Aşılar ve Hastalıklar Hakkında Genel Bilgiler

Pnömokok

Pnömokok, bebeklik ve çocukluk çağında sık rastlanan ve menenjit, zatürre, kan iltihabı, orta kulak iltihabı, sinüzit gibi hastalıklara yol açan bir mikroptur. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre pnömokoklara bağlı hastalıklar, dünya üzerinde her yıl 5 yaşından küçük yaklaşık 1 milyon çocuğun ölümüne neden olmaktadır. Pnömokoklar bebeklik ve çocukluk çağında burun, geniz ve boğazda yaygın olarak bulunurlar. Bebeklerin bağışıklık sistemleri henüz tam olarak gelişmediğinden, pnömokok hastalıklarına karşı daha savunmasızdırlar.

Burun içinde ve boğaz bölgesinde pnömokok bulunan bebek ve çocuklar mikrobu diğer bireylere bulaştırabilirler. Bulaşma, öksürme veya hapşırma esnasında havaya yayılan damlacıkların solunması, yıkanmamış ellerin ağız ve burun bölgesi ile teması veya yakın temas yoluyla olur. Pnömokok özellikle çocukların toplu halde bulunduğu kreş ve anaokulu gibi yerlerde çok hızla yayıldığından, kreşe giden çocuklarda pnömokok taşıma oranları ve buna bağlı hastalıkların görülme sıklığı daha yüksektir.

Rota Virüs

Rota virüsü enfeksiyonu ilk 4 - 5 yaştaki çocuklarda akut başlangıçlı ishalin en sık görülen etkenlerindendir. Başlıca belirtileri genellikle 48 saatten az süren kuluçka dönemini izleyen ateş, kusma ile başlar. Sık, sulu, özellikle çok kötü kokulu kansız ishal belirtilere eklenir. İshal 5 - 7 gün sürebilir. Özellikle süt çocuklarında kusma, ishalin neden olduğu dehidratasyon gelişebilir. Bağışıklık sistemi yetersiz olan hastalarda hastalık daha uzun ve ağır seyir gösterir. Rota virüsler ishalin ortaya çıkmasından önceki günlerde de dışkıda bol miktarda bulunur. Bulaşma; dışkı ile kontamine (bulaşık) su ve gıdalarla olur. Özellikle kreş, bakımevleri ve çocuk hastanelerinde salgınlar görülebilir. Solunum aracılığı ile bulaşma da bildirilmiştir. Aile içi yayılım sıktır.

Genel hijyen önlemleri (el temizliği, suların kaynatılması) bulaşmayı azaltır. El yıkama, enfekte vakaların izolasyonu, hastanelerde hastane kaynaklı ishali önlemede yardımcıdır. İyileşme dönemi de dahil virüsün (yakınmaların ortaya çıkışından 10 - 12 gün sonrasına kadar) dışkı ile atımı unutulmamalıdır.

Rota virüsüne karşı kullanılan ve geçmişi çok eski olmayan aşılar mevcuttur. Bazı doktorlar bu aşıyı önermekle beraber bazıları da önermemektedir. Bu aşı ile ilgili karar vermeden önce, doktorunuza danışmalısınız.

Hepatit B Hastalığı

Hepatit B, bir karaciğer hastalığıdır. Çeşitli hepatit tiplerinden (örneğin hepatit A, hepatit B, hepatit C gibi) biridir. Birbirlerinden farklı olan bu gibi virüslerin ortak noktası, tümünün de karaciğerde etkili olmasıdır.

Hepatit B’nin etkeni, bir virüstür. Hepatit B virüsüyle enfekte olan insanların bazıları, hiçbir zaman hastalık belirtileri göstermezler; diğerlerindeki hastalık belirtileri ise haftalarca devam edebilir. Hepatit B hastalığının belirtilerinden bazıları iştah kaybı ve yorgunluk, kaslarda, eklemlerde veya midede ağrı, ishal veya kusma ile derinin veya göz aklarının sararmasıdır. 3 doz hepatit B aşısı yaptırarak, çocuklarınızı hepatit B’den koruyabilirsiniz. Yenidoğan ve anneleri hepatit B virüsüyle enfekte olmuş ya da annenin hepatit B virüsünü taşıyıp taşımadığının bilinmediği (test yapılmamış) bebeklerde ilk aşının doğumu izleyen 12 saat içerisinde, ikinci aşının bebek 1-2 aylıkken, üçüncü aşının bebek 6 aylıkken yapılması gerekir. Diğer bebeklerde ise ilk doz, doğumdan hemen sonrasıyla ikinci ay arasında, ikinci doz bebek 1-4 aylıkken, üçüncü doz ise bebek 6-18 aylıkken verilebilir. İdeal olarak bebeklere hepatit B aşısının doğumda başlanması önerilmektedir.

HİB Hastalığı

"Haemophilus influenzae tip b" adını taşıyan bu hastalık, bazı nedenlerden dolayı hiçbir zaman, çocukluk çağının diğer hastalıkları kadar tanınmamıştır ama, diğer hastalıklar kadar tehlikelidir. Haemophilus influenzae enfeksiyonu sonucunda menenjit (beyni saran zarların iltihaplanması) gelişmektedir. Aslında bu enfeksiyon, 5 yaşından küçük çocuklardaki bakterilere bağlı menenjitlerinin önde gelen nedenidir. Menenjitli her 4 çocuktan birinde kalıcı beyin hasarı gelişebilir ve her 20 çocuktan biri, menenjit nedeniyle hayatını kaybedebilir. Ayrıca Hib bakterisine bağlı zatürre (pnömoni) gibi, diğer ciddi komplikasyonlarda gelişmektedir.

Bakterinin bulaşmasından hastalığın gelişmesine kadar geçen süre, olasılıkla 2-4 gündür. bu bakteriyle enfekte bir insan hastalığı diğer insanlara, bakteri vücutta kaldığı sürece bulaştırabilir. Antibiyotik tedavisi, bulaşmayı 2-4 gün içerisinde durdurur.

Hib aşısı, Haemophilus influenzae tip b üzerinde son derece etkilidir. Hib bakterisi çocukluk çağı menenjitlerinin en sık görülen etkenlerinden olduğu için halk arasında Hib aşısı çok doğru olmayan bir şekilde menenjit aşısı olarak tanınmaktadır. Hib aşısı, bu bakterinin sebep olduğu menenjite karşı korur, ayrıca Hib’in sebep olduğu zatürre gibi ciddi ve ölümcül olabildiği diğer hastalıklara karşı da korumaktadır. Hib bakterisinin sebep olduğu hastalık, aşının ilk kullanıldığı 1985 yılından itibaren kaybolmaya başlamıştır.

BCG (Verem)

BCG aşısı tüberküloz hastalığına bağışıklık kazandırmak için yapılan bir aşıdır. Patates besiyerinde üretilen bu basil, aşı şeklinde insana yapıldığında tehlikesiz bir enfeksiyon meydana getirmekte ve vücudun savunma mekanizmalarını uyararak esas tüberküloz basilinin vücuda girmesi halinde hazırlıklı bulunmasını temin etmekte; yani aktif bağışıklık sağlamaktadır. Son zamanlarda BCG aşısının cüzzam (Lepra) hastalığına karşı da bağışıklık kazandırdığı kabul edilmektedir. Verem hastalığının daha ağır seyretme tehlikesi yaş küçüldükçe artmakta olduğu için 2. ayda verem aşısı yapılmalıdır. 6-7 yaşlarında tekrarlanmalıdır. Aşılamadan 2-6 hafta sonra aşı uygulanan yerde 10 mm çapında kırmızı bir şişlik oluşur. Bunu izleyen 2-3 hafta içinde apse ve ülser gelişebilir. Koltuk altında beze oluşabilir. Aşı yarasının iyileşmesi 4-12 haftalık bir süre alır.

DBT

Difteri, boğmaca ve tetanoz aşısı (DBT), çocukları bu üç hastalığa karşı korumak üzere kullanılan bir aşıdır.

Difteri, boğazda ve solunum yollarında kalın bir iltihap tabakası oluşmasına neden olur. Solunum ve yutma güçlüğü, felç, kalp yetmezliği, şok, hatta ölüme neden olabilir.

Boğmaca, bebeklerde beslenme ve solunumu zorlaştıran ve haftalarca devam eden şiddetli öksürük nöbetlerine yol açan solunum sistemi enfeksiyonudur. Zatürre, havale nöbetleri, beyin hasarı ve ölüme neden olabilir. En ağır seyir aşısız çocuklarda ve 1 yaşın altındaki bebeklerde görülür, ölümlerin yarısı bu yaştadır. Erken aşılama bebekleri bu ağır hastalıktan korur.

Tetanoz ise toprakta sıklıkla bulunan bir bakterinin açık yaraya bulaşmasından sonra sinir ve kasları tutar. Tüm vücutta ağrılı kas kasılmalarına neden olur. Çenenin kilitlenmesine yol açar, ağzın açılmasını ve yutmayı engelleyebilir. Her 10 tetanoz hastasından biri kaybedilir. Yenidoğan tetanozu, sağlıksız koşullarda yapılan doğum sırasında bebek göbek kordonunun kirlenmesi sonucu oluşan ölümcül bir hastalıktır. Gebelerin aşılanması ile bebeklere anne karnındayken geçen antikorlar, yenidoğan bebekleri tetanozdan korur.

Aşılanan çocukların çoğu çocukluk çağı boyunca bu hastalıklardan korunur.

Td

Tetanoza bir bakteri olan Clostridium tetani’nin toksini (zehiri) neden olmaktadır. Bu bakteri oksijen varlığında yaşayamaz. Bakterinin bir özelliği de öldürmesi çok zor olan bir form oluşturmasıdır. Bakterinin oluşturduğu sporlar ışıya ve kimyasal ajanlara çok dayanıklıdır ve öldürmesi çok zordur.

Tetanoz aşısı toksoid adı verilen inaktive (ölü) toksindir. Tetanoz bakterisi besi yerinde çoğaltılır, saflaştırılır ve inaktive edilir. Tetanoz aşısı canlı aşı olmadığı için oluşturduğu bağışıklık zamanla azalır. Bu nedenle tekrar doz uygulanması gerekir. Td aşısı çocukken veya erişkin yaşta primer aşı serisi tam olarak tamamlanmışsa ve her 10 yılda bir tekrar doz uygulanıyorsa %100 etkindir.

KKK

KKK (kızamık, kabakulak ve kızamıkçık) aşıları, çocukların çok büyük bir bölümünde beraberce, tek bir defada uygulanır. Bu aşıların üçü de söz konusu 3 hastalığa karşı hemen bütün çocuklarda, ömür boyu devam eden bağışıklık sağlar.

Kızamık, kızamıkçık, kabakulak aşıları ayrı ayrı da yapılabilir ama bu yöntem, çocuğa 1 değil de 3 defa aşı yapılmasını gerektireceğinden genellikle tercih edilmez. Ülkemizde kızamık dışında diğer iki hastalığın tek olarak aşıları bulunmamaktadır. Kızamık veya KKK aşısının bazen, genellikle de bölgesel kızamık salgınları sırasında, çocuk bir yaşını doldurmadan da yapılması mümkündür ama bu, yalnızca kısa süreli koruma sağlar.

Polio (Çocuk Felci)

Çocuk felci, 20. yüzyılın en çok korku salan çocukluk dönemi hastalıklarından biridir. 1916’de ABD’de gelişen bir polio salgını, 6 000 kişinin ölümüne ve 27 000 kişinin felçli kalmasına neden olmuştur. 1950’li yıllarda anne-babalar, hastalığa yakalanacak korkusuyla çocuklarını sinemalara, yüzme havuzlarına yollamayı bile reddetmiştir.

Polio aşısının 1955’te kullanılmaya başlanmasının ardından bu korkunç hastalık, ABD’de tamamen ortadan kalkmıştır. Polio, boğazda ve bağırsak kanalında yaşayan bir virüs tarafından meydana getirilir; bu virüs, enfekte kişinin dışkısıyla (örneğin hastanın altı değiştirilirken) temas sonucu bulaşır.

Virüsün bulaştığı bazı çocuklar hiç hastalanmaz, bazı çocuklarda virüsle temastan 6-20 gün sonra ortaya çıkan, soğuk algınlığındakine benzer semptomlarla karakterizedir. Bazen bu çocukların da boynunda, sırtında ve bacaklarında ağrı ve sertlik hissedilir ama kısa sürede kaybolur. Buna karşılık polio virüsü bulaşan bazı çocuklarda felç gelişir; yani bu çocuklar, kaslarını kullanamaz duruma düşer. Bu tablo paralitik polio olarak adlandırılır. Paralitik polio, soğuk algınlığı gibi, ancak daha şiddetli kas ağrılarıyla başlayabilir. Felç, genellikle ilk hafta içerisinde yerleşir ve hemen her zaman için bacaklardadır ama bazen diğer kasları, bu arada solunum kaslarını da tutabilir.

Felç, bazı çocuklarda bir süre sonra geçebilirse de birçok hastada süreklilik kazanır.

İlginizi Çekebilecek Videolar
Bebek İçin Normal Vücut Sıcaklıkları
Dr. Levent Akgüngör, bebeklerde normal vücut sıcaklıklarını açıklıyor.
Dr. Levent Akgüngör (1004 kez izlendi)
Bebeklerde Soğuk Algınlığı
Dr. Zübeyde Bircan, bebeği soğuk algılınığı durumunda neler yapılabileceğine dair açıklamada bulunuyor.
Dr. Zübeyde Bircan (1383 kez izlendi)
Ateşli Havale
Dr. Levent Akgüngör, bebeklerde ve çocuklarda ateşli havale ile ilgili çok önemli bilgileri ve her anne babanın bilmesi gerekenleri anlatıyor.
Dr. Levent Akgüngör (1074 kez izlendi)
Bebeklerde Calpol Kullanmak Sakıncalı mıdır?
Dr. Zübeyde bircan, bebeklerde calpol kullanımının etkilerini gündelik örneklerden yola çıkarak açıklıyor.
Dr. Zübeyde Bircan (2012 kez izlendi)
Güneş Çarpması Hakkında
Dr. Zübeyde Bircan, bebeklerde veya çocuklarda görülebilen güneş çarpmasını, korunma yöntemleri ile anlatıyor.
Dr. Zübeyde Bircan (1034 kez izlendi)
Bebeklerde Normal Vücut Sıcaklığı
Dr. Pınar Ergül, bebeklerdeki normal vücut sıcaklıklarını anlatıyor.
Dr. Pınar Ergül (1811 kez izlendi)
Bebek ve Ateş
Dr. Levent Akgüngör, bebeklerde ateş hakkında bilmeniz gerekenleri anlatıyor.
Dr. Levent Akgüngör (1016 kez izlendi)
Ateş Ölçer Seçerken
Dr. Pınar Ergül, hangi tür ateş ölçerin hangi durumlarda ve dönemlerde kullanılmasının daha uygun olacağını anlatıyor.
Dr. Pınar Ergül (496 kez izlendi)
Ateş Ölçme Belirtileri ve Sıklığı
Dr. Pınar Ergül, bebeklerde hangi durumlarda ateş ölçmek gerektiğini ve ateşin ne sıklıkta ölçülmesinin uygun olacağını anlatıyor.
Dr. Pınar Ergül (958 kez izlendi)
Ateş Ölçer Seçerken
Dr. Levent Akgüngör, hangi tür ateş ölçerlerin hangi dönemlerde daha uygun olduğuna dair görüşlerini anlatıyor.
Dr. Levent Akgüngör (3385 kez izlendi)
Ateş Düşürmek İçin Yapılabilecekler
Dr. Pınar Ergül, bebeğin ateşinin yükselmesi durumunda, ateşi düşürmek için ne zaman ve neler yapmak gerektiğini anlatıyor.
Dr. Pınar Ergül (2139 kez izlendi)
Kulaktan Ateş Ölçerler Hakkında
Dr. Pınar Ergül, kulaktan ateş ölçen cihazlar hakkında görüşlerini anlatıyor.
Dr. Pınar Ergül (955 kez izlendi)
YASAL UYARI : Neyne.net'in içeriği, sadece bilgilendirmeye yöneliktir ve tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımamaktadır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden Neyne.net sorumlu tutulamaz. Bu sitedeki bilgileri, doktorunuza danışarak kontrol etmelisiniz. Bu siteyi ziyaret eden kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılır.